Diyarbakır İçkale: Tarihin ve Kültürün Buluştuğu Nokta
Görsel: Adam Jones from Kelowna, BC, Canada / Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0
Mezopotamya'nın kalbindeki Diyarbakır İçkale, binlerce yıllık yönetim merkezi geçmişiyle bugün müzelere, galerilere ve eşsiz manzaralara ev sahipliği yapıyor.
Diyarbakır denince akla gelen ilk duraklardan biri olan İçkale, kentin tarihi ve kültürel dokusunu bir arada yaşatan eşsiz bir açık hava müzesi. M.Ö. 3000'li yıllarda Asurluların egemenliğinde, kentin bilinen ilk adı olan Amidi ile anılan bu topraklar; Hurri-Mitanniler, Urartular, Persler, Romalılar, Selevkoslar, Partlar, Büyük Tigranlar, Araplar, Emeviler, Abbasiler, Şeyhoğulları, Mervaniler, İnaloğulları, Nisanoğulları, Selçuklular, Artuklular, Eyyübiler, İlhanlılar gibi pek çok uygarlığın izlerini taşıyor. Şaşırtıcı olan, bu farklı kültürlerin kentin temel yerleşme doğruları konusunda uzlaşmış olması. İçkale'nin son yıllara kadar sürekli olarak kentin yönetim merkezi işlevi görmesi de bunun en somut kanıtı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde 16 burç ve iki yeni kapı eklenerek genişletilen İçkale, bugün ziyaretçilerine tarihin derinliklerine uzanan bir yolculuk sunuyor.
Virantepe Höyüğü ve Artuklu Sarayı
İçkale'nin kalbinde yer alan Virantepe Höyüğü'nde yapılan kazılarda, 13. yüzyılın başlarına ait Artukoğulları Sarayı'nın kalıntıları gün yüzüne çıkarılmış. Bu kalıntıların en dikkat çekici bölümünü, dört tarafa eyvanlarla açılan süslü bir havuz oluşturuyor. Artukluların suyun hem sesinden hem de serinliğinden yararlanmak için geliştirdiği selsebil çözümü, aynı dönem yapısı olan Gazi Köşkü'nde hâlâ yaşıyor. Bu havuz, dönemin mimari zarafetini ve suya verilen önemi gözler önüne seriyor.
Müzeler ve Tarihi Yapılar
İçkale'de yakın dönemlere kadar yönetim merkezi olarak kullanılan Eski Adliye, Cezaevi, Kolordu ve Jandarma binaları ile Saint George Kilisesi, yeni işlevleriyle ziyaretçilere açık. 1902 yılında Umumi Müfettişlik Makamı olarak inşa edilen bina, Atatürk'ün 1917'de 2. Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır'da bulunduğu sırada karargâh olarak kullanılmış. 1973'te 7. Kolordu Komutanlığınca onarılan yapı, 2017'de yeniden düzenlenerek Atatürk Müzesi olarak ziyarete açılmış. 1891-1893 tarihlerinde II. Abdülhamid döneminde Büyük Adliye Sarayı olarak inşa edilen bina ise bugün Valilik Kabul Salonu olarak hizmet veriyor.
Mimari özelliklerine göre MS 4. yüzyıla tarihlendirilen Saint George Kilisesi, Artuklular Döneminde batı tarafına kubbeli bölüm eklenerek hamama dönüştürülmüş. Günümüzde ise Sanat Galerisi olarak kullanılan bu yapı, farklı dönemlerin izlerini bir arada taşıyor. Osmanlı Döneminde kamu binası olarak işlev gören ve 1900-1907 yıllarına tarihlendirilen bina, bugün Vakıflar Müdürlüğü ve Defterdarlık olarak kullanılırken, aynı zamanda Müze İdari Hizmetler Binası olarak da hizmet veriyor. 1906 yılında Ziraat Bankası Dairesi olarak inşa edilen Cephanelik binası ise restorasyonunun ardından idari ek bina olarak kullanılıyor.
Cezaevinden Laboratuvara
Artuklular Döneminde kervansaray olarak inşa edilen yapı, Osmanlı Döneminde onarılarak cezaevine dönüştürülmüş. Eski Cezaevi Binası, bugün Diyarbakır Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı ve Müze Müdürlüğü eser deposu olarak kullanılıyor. 1902 tarihinde dönemin Diyarbakır Valisi Mehmet Faik Paşa zamanında Kolordu Binası olarak yaptırılan bina ise Hevsel bahçelerinin eşsiz manzarasına açılan bir kafeterya olarak hizmet veriyor. Bu dönüşümler, İçkale'nin tarihi dokusunu koruyarak çağdaş işlevlerle nasıl yaşatıldığını gösteriyor.
Sanat ve Mimarinin İzleri
İçkale'nin girişinde yer alan Artuklu Kemeri, 1206-1207 yıllarında inşa edilmiş 10 m genişliğindeki sivri kemeriyle dikkat çekiyor. Kemerin girişinin iki yanında, aslan – boğa mücadelesini içeren ünlü kabartma yer alıyor. 19. yüzyıl sonlarında yaptırılan üçgen alınlıklı Aslanlı Çeşme'nin suyun aktığı iki aslan heykelinden biri kaybolmuş, diğeri ise Müze Müdürlüğünce koruma altına alınmış. Bu eserler, İçkale'nin sadece bir yönetim merkezi değil, aynı zamanda zengin bir sanat ve mimari mirasın da odak noktası olduğunu ortaya koyuyor.
İçkale, bugün İç Kale Müze Kompleksi olarak hizmet veriyor. Tarihin farklı katmanlarını bir arada deneyimlemek, Mezopotamya'nın bereketli topraklarında hüküm sürmüş uygarlıkların izlerini sürmek ve Hevsel bahçelerinin eşsiz manzarası eşliğinde bir mola vermek için İçkale, Diyarbakır gezisinin vazgeçilmez bir durağı. Bu kadim kentin kalbinde, geçmişin sesini bugünün kültürel yaşamıyla harmanlayan bu mekân, her ziyaretçiye unutulmaz bir deneyim vaat ediyor.
Kaynak: diyarbakir.ktb.gov.tr
Görsel: Adam Jones from Kelowna, BC, Canada, Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0
THA - TürkAta Haber Ajansı